Sinop şehri ve Sinop Üniversitesi. Hayatımın en keyifli dört yılını geçirdiğim deniz ile aşk yaşayan şehir. İlk gittiğim zaman –herkesin aynı duyguya kapıldığı- burada dört yıl geçmez deyip, 4. Yılın sonunda bir dört yıl daha okuyabilirim dediği şehir. Bu böyle uzar gider. Kısacası güzel şehir Sinop. Sinop’un benim için yeri çok farklı. Burada inanılmaz şahane dostluklar kazandım. Hala da görüştüğüm sevgilerini kazandığım saygılarına mazhar olduğum güzide hocalarım ile tanıştım. Öncelikle orada okuyan öğrenci arkadaşlarıma şunu söylemek isterim. Çokça kitap okuyun. Kendinizi geliştirin. Kendinizi geliştirdikçe toplum içindeki sosyal statünüz artar. Hocalarınızla sadece dersten derse görüşmeyin. Onlarla konuşmaktan dertlerinizi açmaktan çekinmeyin. İnanın bu sizin kendinize olan özgüveninizi kat be kat arttıracaktır. Tecrübe ile sabit J. Sosyal kulüplere üye olun. Yönetiminde bulunun. Okulun açtığı seminerlere katılın. Eğer eğitim fakültesinde iseniz mutlaka çocuk üniversitesinde bulunun.( Nurhan Hoca’ma sevgilerle J ). Her fakülteden en az bir arkadaşınız olsun. Onların uzmanlık alanlarını merak edin ve bilgilerinizi paylaşın. Böylece mezun olduğunuz zaman bilgi ağacınızdaki yaprakların sayısı çok olur. Böylece etrafınıza daha çok oksijen verebilirsiniz. Üzerimde emeği buluna değerli hocalarıma ve sevgili öğrenci arkadaşlarıma sevgi ve saygılarımı iletiyorum. Sinop’u sevin, Sinop’ta sizi sevecektir.

Özgürcan Kocataş

Fen Bilgisi Öğretmenliği 2016 Mezunu

Her sey bilim için
Bilim şenliği yapıldığı zamanlarda üniversite de 3,sınıfız, Nurhan hoca stantları kurmuş afişini materyalini hazırlayan katılıyor, durur muyuz Emine Kutlu ve ben bir gecede kurduk her şeyi gittik okula… karbondioksit çıkışı gözlemlemek için karbonat sirke hazır. Tabii gelen giden herkese yapınca bir baktık sirke kalmamış dedik ne yapsak etsek yakında market yok bakkal yok, laboratuvar kitli. Yemekhanenin oradan geçerken sirke şişeleri adeta bize göz kırptı, şişeleri aldık

Boşalttık bizdeki boş şişelere. Yemekhanede boş boş duracaklarına bilime hizmet ettiler hey gidi günler …

                                                                                                             Beyza Süzen
                                                                                        Fen Bilgisi Öğretmenliği 2014 Mezunu

Türkiye’nin dört bir yanından umutlar hayallerle maviliklere doğru bir yol gözükür bu şehirde okumaya geldiysen … Öncelerde uyumsuz geçen zaman dilimi bekler ki buda uzun sürmez eğer sen maviye teslim olmaktan geri durmazsan… Okula kayıt yaptığın an’la mezuniyet günündeki an’da sarkaç misali bir geliş bir de gidişle gururla karşılanırsın … Çünkü bu şehir sana sen olma yolunda eşsiz güzel insanları heybene misafir eder. Dostuklar, yüreği güzel insanları ve en değerlisi yüreği yüzüne yansıyan güzel hocalarla hemhal olursun … İyi insanlarla saatlerce çay bahçelerinde, sahilinde, yokuşlu sokaklarında sana seni anlatan güzel halkıyla bir üniversite hayatına merhaba dersin. Sahilde oturursun yanında canlar şehrin sahipleri olan köpekleri sana yoldaş olur ne anlatırsan ne söylersen masumiyetine inanır ve yürüdüğün yol boyunca sana yoldaş olurlar. Ben birgaripcanım kimileri bilmez ama umutlarımı maviliğine sakladığım düşlerimi emanet ettim şimdilerde oralarda olanlara emanet …                                                                                                                      Aysel ŞAHİN

                                                                                     Okul Öncesi Öğretmenliği 2017 Mezunu

 

İlk fakülteye geldiğim zamanlar,  ağlayarak gitmek istediğim bir dönemdi. Arkadaşlarim doktor ve muhendislik kazanmişlardi bense o çok istediğim mühendisliği kazanamamiştım. Eğitim derslerinde mantıksız yerleri aramişlığım çoktu bu yüzden. 2.sınıfa geçtiğimde yavaşça değişmeye başladi işin rengi. Soluk renkler yerini daha canlı renklere bırakıyordu. En canli renkleri gördügümde yüzüme yayilan o kocaman gülümseme hep hatırımda. İlk ders anlatımım benim en canli renkleri gördüğüm zamandı. Ben dedim ki kendime nasıl? Nasıl kendime bu kadar sevebilecegim bir şey bulabildim, nasıl bunu farketmedim. Ve anladım ki bazı şeyler ancak yaşandıgında bilinebiliyor ve anlam eyleme dönüşüyor. O mutluluk hala ilk zamanlardaki gibi benimle ve hiç eksilmedi. Ögretmenim, ögretmenim…

Ahh ne güzel geliyor kulağa. O tatli sesler, ışıl işıl gözler. Sevgiyle kucaklayan sesleri işitebiliyor musunuz?

Yeni ögrendim,  Ögretmen hep bir şeyler öğrenirmiş. Gözü kulağı açık olmalıymiş bir öğretmenin. Ve öğrencilere dokunmak, onlari anlamak ilk göreviymiş. 

Dün gece bir telefon aldim. Bilinmedik bir ses hocam dedi, Yavuz okula gelmek istemiyor. Babasi da bende çok uğraştık ama bizi dinlemiyor. Dedim ki ben bu sene o okulda görev almiyorum ama dersine girmiştim, Yavuz’un nesi var diyerek diyerek duraksadim. Okula formasız öğrenci alınmayacak demişsiniz hocam dedi. Durumum yok ona pantolon alamadim, her şeyi var o olmasa olur mu? Ve kaldim öylece pantolon alamayan öğrencim varmiş benim. Yavuz’u düşündüm ilk hatırladiğim ses kulağımda yankılandı. Öğretmenin yer misiniz? Öğretmenim nolur alin…

Evet hatirladim Yavuz bana hep bir şeyler verirdi, arkadaşlarina da verirdi. Evden aldiği bisküvi olurdu, bazen şeker. Yavuz’un eli çok açıktı, demek ki yokken bunu yapabiliyor. Yavuz sen ne güzel bir insan olacaksın oğlum. Büyüklerin bilmediği paylaşmayı, sen elinde az olsada ne varsa paylaşabiliyorsun. Güzel çocuğum. Bu hikayler hep var olacak, biz önce onların kalplerine dokunmayı öğrenip sonra hayatla mücadele edebilmeyi öğretmeliyiz. Onarilmiş kalplerini bilgiyle donatıp, vatana sahip çıkan evlatlar yetiştirmeliyiz. Atatürk’ün umudu olan gençlik bizim ellerimizde ona layık bir şekilde yetişmeli ve geleceğe umutla bakmalı. Biz Öğretmenler hep çok çalişmalı, her alanda bilgili olmak zorundayiz. Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk diyor ki, Öğretmenler!… Cumhuriyet, fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek seciyeli muhafızlar ister. Yeni nesli bu nitelik ve kabiliyette yetiştirmek sizin elinizdedir.Yeni nesli, Cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğitimcilerini, sizler yetiştireceksiniz ve yeni nesil, sizin eseriniz olacaktır…

Ayşe ÇİFTÇİ

Fen Bilgisi Öğretmenliği 2016 Mezunu

Herkesin ilk gittiğinde benim burada ne işim var dediği ve sonradan kopamadığı güzel insanlarla dolu Sinop’ta okumak benim için bir şanstı.Üniversiteye başladığımda Sinop’la birlikte ilk kez denizle taniştım.Ne tarafa gitsem her yerin denize çıkması ilk başta beni korkutsa da sonradan  o deniz benim her şeyim olmuştu.Her sabah yurttan çıkıp bizi okula kadar götüren köpekler,aynı günde dört mevsimin yaşandığı havası,İnsanı rahatlatan sahili ve simit cayı,derste otururken izlediğim denizi,Pervanesi,Şahin Tepesi,Erfelek şelaleleri  Sinop’un en güzel yanıydı.Üniversitemizin küçük olması beni ilk başta üzse de sonradan bunun güzel yanları olduğunu gördüm.Böyle olması bizi muhteşem,sevecen hocalarımızla karşılaşmamızı sağladı.Kapılarına gittiğimizde bizi her zaman güler yüzle karşılayan ,her sorunumuza çözüm arayan ,iyi bir öğretmen olmamız için bütün bilgilerini bizlere aşılayan hocalarımız vardı bizim.Staj zamanı geldiğinde köy okulunda staj yapmak benim için çok güzel bir deneyimdi.Aslında öğretmen olmanın ne demek olduğunu ilk orada öğrenmiştim.4 yıl çok güzel anılarla ve güzel dostluklarla bitti.Mezuniyet gününde her zamanki Sinop gibi yagmur yağsa da güzel bir törenle mezun olduk..Sinop’u unutulmaz kılan sevgili arkadaşlarıma, hocalarıma,Sinop halkına çok teşekkür ediyorum.Sinop’ta okuyan sevgili öğrenciler bol bol gezin ve Sinop’un kıymetini bilin.

                       Sultan GÜLER

Okul Öncesi Öğretmenliği 2017 Mezunu